EMİNE KAPLANKAYA
 
  Ana Sayfa
  6D Öğrencileri
  İletişim
  Ziyaretçi defteri
  İngilizce dersi performans proje konu yönerge ve değerlendirme kriterleri
  DUYURULAR
  NASIL BAŞARILI OLDUM
  Link listesi
  MP3 Dinle Yerli
  MP3 Dinle Yabancı
  İngilizcede DÜZENLİ DÜZENSİZ FİİLLER VE ANLAMLARI
  Present Perfect Tense
  Present Perfect Tense ALREADY YET
  Present Perfect Tense SINCE FOR
  İngilizcedeki Bazı Zıt anlamlı sıfatlar ve anlamları
  Tense Table Zaman Tablosu
  Present Perfect Tense EVER NEVER
  İngilizcede sıfa zarf ve isimlerin karşılaştırılması 7. ve 8. sınıflar için .
  both neither either
  Subordinate Conjuctions
  want would like
  İngilizce'de en sık kullanılan phrasal verb'lerin kullanımı ve listesi
  isimfiil ve mastar fiiller
  so that, in case, in case of
  ( IF CLAUSES ) ŞART CÜMLELERİ type 0 type1
  İngilizce'de Modals (lar)
  Phrasal Verbs
  Suffıxes(sonekler ) And Prefıxes(önekler)
  modals; can may should...
  Simple Future Tense
  PRESENT PERFECT TENSE genel
  PAST CONTINUOUS TENSE
  SIMPLE PAST TENSE
  PRESENT CONTINUOUS TENSE
  SIMPLE PRESENT TENSE
  Adverb (Zarf)
  Sıfatlar
  Adjective2
  a an
  The -a - an
  the-a-an 2
  modal-larda kesinlik derecesi
  modals
  precautionary measures
  expressing preferences
  Personal pronouns, Possessive determiners, Possessive pronouns
  My English 7. sınıf tüm kelimeler
  My English 8 Tüm kelimeler Unknown Words
  LINKING VERBS -- BAĞ FİİLLER
  Fotoğraf Galerisi
İngilizce'de Modals (lar)

İngilizce'de Modals   (lar)

MODALS

1) ABILITY [YETERLİLİK]
    Yeterlilik, kabiliyet belirten kip belirteçleri CAN, COULD, BE ABLE TO’dur.

A} CAN : Öğrenilmiş veya doğal bir kabiliyet ifade eder.

B} COULD : ‘Geçmişte’ fiziksel ve zihinsel kabiliyet belirtir.
[He could run so fast in his cildhood]
    ** Could Have + Fiil [3] => # Geçmişte gerçekleştirilememiş bir eylem için izin veya yeterlilik bildirir.
[You could have borrowed my car. Why didn’t you ask me?]
                           # Bir eylemin gerçekleşmemesi durumunda kızgınlık belirtirken kullanılır.
[You could have informed me that you would be late]

C} BE ABLE TO : Can’ın yerine kullanılabilir. Başka zaman veya yardımcı fiil ile de kullanılabilir.
[You’ll be able to pass the exam if you study]
    ** Was / Were Able To => Be Able To’nun Past halidir.Geçmişte bir zorluğun yenilerek bir işin gerçekleştirildiğini anlatırken kullanılır.
[Mehmet was able to learn play guitar at last]


2) PERMISSION – PROHIBITION [İZİN – YASAKLAMA]
    İzin isterken CAN,COULD, MAY, MİGHT kipleri kullanılır.

A} CAN : İzin isterken en çok kullanılan kiptir.
[Can I borrow your car?]

B} COULD : Daha formal ve kibardır.
[Could I turn off the tv?]

C} MAY : Can ve Could’a nazaran daha formal ve kibardır.
[May I use your pen, please?]

D} MIGHT : Nezaket dolu, fakat diğerlerine nazaran daha az kullanılır.
[Might I join your trip please?]

    * “ CAN’T ” ve “ COULDN’T ” ile de izin istenebilir.
[Can’t / Couldn’t I play with your toys?]
    * İzin verirken “MAY” ve “CAN” kullanılır.
[You may / can come in]
    * Yasaklama söz konusu ise “MAY NOT” ve “CAN NOT” kullanılır.
[She may not / can’t join any of our conversation again]
    * Bazı fiiller de yasaklama, izin vermeme ifade eder.
        - Allowed / Not allowed = Müsaade etmek / etmemek.
        - Permitted / Not permitted = İzin vermek / vermemek.
        - Forbidden = Yasak, Yasaklamak, Yasaklanmış.






3) OBLIGATION – NECCESSITY [ZORUNLULUK - GEREKLİLİK]
    Zorunluluk veya gereklilik ifade etmek için SHOULD, OUGH TO, MUST, HAVE (GOT) TO, NEED kipleri kullanılır.

A} SHOULD / OUGH TO : İki kip eki de birbirinin yerine kullanılabilir fakat ‘SHOULD’ daha yaygındır.
[He should / ough to clean his own room]
    * Should / Ough To Continuous tense ile de kullanılabilir.
[The students should / ough to be studying for the exam.(but they aren’t)]
    * Should / Ough To + Have +Fiil [3] = Geçmişteki bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekip gerekmediğini bildirirken kullanılır.
[You should / ough to have told him the truth(but they aren’t)]

B} MUST – HAVE TO : İkisi de zorunluluk ifade eder.Fakat MUST daha güçlü bir anlamdadır.
    * MUST kipinde zorunluluk kişinin kendinden, HAVE TO kipinde dışardan gelmektedir.
[I must study very hard.(because I have an exam)]
[I have to give up to smoking(doctor said)]
    * MUST’ın geçmiş hali ‘HAD TO’ dur.
[They had to cancel their trip due to the bad whether]
    * Must + Have + Fiil [3] = varsayımları ifade eder.
[You must have worked very hard, for you look exhausted]

C} NEED : Olumlu şekli ile gereklilik, olumsuz (needn’t) şekli ile de gerek olmadığını ifade eder.
[You need / needn’t have cut your hair]
    * Didn’t Have to / Need to = geçmişte bir eylemin yapılma zorunluluğu olmadığını ve yapılmadığını belirtir.
[He didn’t have to / need to reprimand him.(Onu azarlamak zorunda değildi ve azarlamadı)]
    * Needn’t + Have + Fiil [3] = Geçmişte bir eylemin gereksiz yere yapıldığını anlatırken kullanılır.
[You needn’t have fed the dog, because it wasn’t hungry.(Köpeği doyurmasan da olurdu,fakat doyurdun)]

4) POSSIBILITY [OLASILIK]
    Olasılık bildirmek için MAY, MİGHT, CAN, COULD kiplerini kullanırız.

A} MAY / MİGHT : Şimdiki ve gelecek zamana dair olasılık bildirir.
[I may / might go to ankara tomorrow]
    * May, Might’a göre daha fazla kesinlik belirtir.
[I may finish my project today.(belki bitiririm)]
[I might finish my project today.(sanırım bitirmem imkansız)]
    - Olumsuz cümlelerde aralarında fark yoktur.
    - Soru cümlelerinde Might daha fazla kullanılırken May nadiren görülür.
    * May / Might + Have + Fiil [3] = Geçmişteki olasılıklar için kullanılır.
[You may / might have gone to your hometown]

B} CAN : Bu kip eki ile de olasılık belirtilir.
[We can have apicnic tomorrow]
    * Aynı zamanda ara sıra olan olasılıkları da belirtirken kullanırız.
[Measles can be very dangerous]

C} COULD: Bu kip “MAY” ve “MIGHT” gibi olasılık bildirir.
    * Soru sorarken yanlız MIGHT ve COULD kullanılır. MAY kullanılmaz.
    * Could + Have + Fiil [3] = May / Might + Have + Fiil [3] ile aynı görevdedir.
    * Soru sorarken Mıght / Could + Have + Fiil [3] kullanılır.
         ** Olumsuz cümlelerde anlam değişir.
[He was so far away, thus he COULDN’T have seen you.(Çok uzaktaydı, bu yüzden seni görmüş olamaz)]
[He was so far away, thus he MIGHT NOT have seen you.(Çok uzaktaydı, bu yüzden seni görmemiş olabilir)]


5) LOGICAL CONCLUSION [MANTIKSAL SONUÇ]
    Bir tahminde, varsayımda, çıkarımda bulunurken MUST, CAN’T, MUST HAVE + FİİL [3], CAN’T HAVE + FİİL [3], HAVE – HAS / HAD TO BE kipleri kullanılır.

A} MUST : [He must be tired.(yorgun olmalı)]

B} CAN’T : Must’ın olumsuzudur. [He can’t be tired.(yorgun olamaz)]

C} MUST HAVE + FİİL [3] = [She must have walked very fast.(çok hızlı yürümüş olmalı)]

D} CAN’T HAVE + FİİL [3] = [She can’t have walked very fast.(çok hızlı yürümüş olamaz)]

E} HAVE – HAS / HAD TO BE = Bu kiplerin kesinlik derecesi diğerlerine göre daha fazladır.
[There is a tall boy fishing in the river. – He has to be Ali.(Ali olmalı)]
[Ali had to be fishing in the river yesterday.(Ali dün nehirde balıkta olmalıydı) – No, there aren’t anybody fishing in the river yesterday]


6) REQUEST [RİCA]
    Bir ricada bulunmak için CAN, COULD, MAY, MIGHT kiplerini kullanırız.
[Can / Could / May / Might I see your passport]

    **ARALARINDAKİ FARK :   -Can : En informal,
                      -Could : En çok kullanılan ve formal,
                      -May : Daha da formal,
                      -Might : May’a göre daha fazla şüphe belirtir.Alınacak cavaptan emin değildir.
    -Can’t / Couldn’t : Konuşmacı olumlu cevap umduğu zaman kullanılır.
[Can’t / Couldn’t I borrow your dictionary?]
    -Will / Would : Could kadar nazik değildir.
[Will / Would you cook anything for us?]


7) OFFER [İKRAM]
    İkram ifadeleri için CAN, COULD, WİLL, WOULD kipleri kullanılır. Aralarında pek bir fark yoktur.
[Can / Could I offer you a cup of coffe?]
[Will / Won’t you eat what I prefered for you?]
[Would you like a bar of chocolade?]


8) SUGGESTION [TEKLİF]
    Teklif ifadeleri için WILL, WOULD, SHALL ifadeleri kullanılır.En çok kullanılan teklif kipi SHALL’dir.
[Will / Wont you go for a swim with us?]
[Would you prepare the breakfast for us?]
[Shall we have a break?]










9) CHARASTERİSTİC HABİTS [ALIŞKANLIKLAR]

A} USED TO : Geçmişte olan ancak şu anda devam etmeyen alışkanlıklar için kullanılır.
[I used to collect stamps.(when I was a child){Çocukken pul kolleksiyonu yapardım}]
    * Soru Şekli : Did + Özne + Use To + Obje şeklinde kullanılır.
[Did you use to smoke?{Sgara içer miydin?}]
    * Olumsuz Şekli : Özne + Didn’t + Use To + Obje şeklinde kullanılır.
[No, I didn’t use to smoke{Hayır, sigara içmezdim}]

B} WOULD : Used To gibi, geçmişte süreklilik gösteren davranışlar için kullanılır.
[I would always wake up early when I was a boy]

C} WİLL : Şu anda olan alışkanlıkları ve Genel Gerçekleri ifade ederken kullanırız.
[He’ll go for a walk when it isn’t so sunny]
[Water’ll boil at 100 C]

D} BE USED / ACCUSTOMED TO : “Alışkın Olma” ifade eder. Kendisinden önce mutlaka “Am, Is, Are” gelir ve “Fiil [ing]” kullanılır.
[He is used / accustomed to walking every morning]

E} GET USED TO : “Alışmak” ifade eder.Kendisinden sonra “Fiil [ing]” kullanılır.
[You’ll get used to living in Ankara.(Ankara’da yaşamaya alışacaksın)]
[He has got used to living in Ankara.(Ankara’da yaşamaya alıştı)]

10 ) KULLANILAN DİĞER KİP VE YAPILAR

A} HAD BETTER : Tavsiye, uyarı belirtmek için kullanılır.
[He had better keep his promise.(Sözünde dursa iyi olur)]

B} WOULD PREFER : Tercih ifade etmek için kullanılır. Fiilin “to- infinitive (mastar)” ve “gerund (ing)” hali kullanılır. Fakat anlamda değişme olur.
[I’d prefer to stay with you.(Sakıncası yoksa seninle kalmak istiyorum)]
[I’d prefer staying with you.(Seninle kalmayı tercih ediyorum)]

C} WOULD RATHER / SOONER : Tercih belirtmek için kullanılır.
[I’d rather go by train.(Trenle gitmeyi tercih ediyorum)]
[I’d sooner be a teacher than a treasure.(Veznedar olmaktansa öğretmen olmayı yeğlerim)]
    * Geçmiş zaman ifadelerinde kullanılır.
[I’d rather I hadn’t bought that house.(Bu evi almamış olmayı tercih ederdim)]
    * Would Rather / Sooner + Cümle (Past Tense) = Bir kimsenin bir şeyi yapmasını yeğlediğimiz zaman kullanırız.Ama anlam present’tir.
[I’d rather / sooner you checked your pocket.(cebini kontrol etmeni yeğlerim)]
    * Would Rather / Sooner’a HAD + FİİL [3] ekleyerek geçmiş zaman anlamı verilir.
[I’d rather / sooner you had checked your pocket.(cebini kontrol etmeni yeğlerdim)]

D} DARE : Cesaret veya korku belirtirken olumsuz veya soru cümlelerinde kullanılır.
[Dare you swim in this river?(Bu nehirde yüzmeye cesaretin var mı?)]
[They daren’t say anything.(Hiçbir şey söylemeye cesaretleri yok)]
    * Kızgınlık belirtirken “How Dare” kullanılır. Past hali “How Dared + Fiil [3]”dir.
[How dare you eat my cake?(Kekimi ne cesaretle yersin?)]
[How dared you eaten my cake?(Kekimi ne cesaretle yedin?)]

E} THERE + MODAL :
    * There + Modal + Be :[There must be a misunderstanding.(Bir yanlış anlama olmalı)]
    * There + Modal + Have Been + Fiil [ing]
                + Be + Fiil [ing]

 
 

 
Reklam  
   
 
 

 
 
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=